31 Ağustos 2012 Cuma

Kahraman ya da Anti-Kahraman Olmak







Yaşadığımız dünya; doğumla ölüm arasında gerçekleşen bir serüvendir. Yani hepimiz başrolünde oynadığımız filmlerin ya da romanların karakterleriyiz. Diyebilirsiniz ki; “ben eziğim, benden anca yoldan geçen adam rolü olur.” Hayır, yoldan geçen adam rolü diye bir şey yok. O, yoldan geçen ezik bir adamı anlatan dramatik bir filmdir. Öyle ya da böyle, hepimiz gerçekliğimizde başrolü oynarız. Buna inanın veya inanmayın sizin bileceğiniz iş fakat gerçek bu.


Bu siteyi takip ettiğinize göre, siz figüran gibi davranmaktan bıkmış insanlarsınız diye düşünüyorum. Başrol oyuncusu gibi davranmaya can atıyorsunuz. Pekâlâ, yan rolleri eledim; dramatik ve hüzünlü filmleri de bıraktım. Geriye sadece kahraman ya da anti-kahraman olacağınız filmler kalıyor. Şu anda bir filmin içindesiniz ve kahraman ya da anti-kahraman olma seçeneği önünüzde duruyor.


Kahramanların niyetleri iyidir ve iyiliğe ulaşmak için daima iyi davranışlarda bulunurlar. Dünyayı sadece iyilik için kurtarırlar. Kıza aşık olurlar ve eğer kız başka adama giderse; “o kız için en iyisi bu zaten” diye düşünüp kızı uzaktan severler. Değerleri vardır kahramanların ve ne olursa olsun o değerlerden vazgeçmezler. Karşısındaki çıplak kadına; “benim sevgilim var bunu yapamam, kusura bakma” deyip kaçarlar oradan. Ama gün sonunda yine yalnız kalırlar. Fakat değerlerinden vazgeçmemiş olurlar. Hayattaki tek hedefleri vardır o da iyi olmak. Çıkarlarını düşünmezler, sıkıcıdırlar…


Anti-kahramanlar benim favori karakterlerimdir, herkesin olduğu gibi. Bunlar da iyi insanlardır fakat iyiliğe ulaşmak için hangi yoldan gittiklerini pek umursamazlar. Çıkarcılardır, önce kendi çıkarları gelir sonra dünyanın iyiliği. Değerlerinden sık sık bahsederler, prensip sahibi olmakla övünürler ama çıplak bir kadın karşılarındayken 2 saatliğine değerleri unuturlar. Dünyayı, daha fazla kız götürmek için kurtarırlar. Karizmatik ve ukaladırlar.


Artık dünyanızın nasıl bir yer olmasını hayal ediyorsunuz bilemeyeceğim fakat kendinizi kahraman olarak görüyorsanız bundan vazgeçin. Kendinizi düşünmenin, birazcık bencil olmanın hiçbir kötülüğü yoktur. Özünüzde yine iyi insan olun ama iyilik için gittiğiniz yolu umursamayın. Bazen kötü davranarak da iyiliğe ulaşabilirsiniz. Kendi hayatınızın anti-kahramanı olun.


-Herkesle geçinmek zorunda değilsiniz!


-Herkesi memnun etmek zorunda değilsiniz!


-Herkesin pisliğine katlanmak zorunda değilsiniz!


-Sizi üzen insanları dünyanızda barındırmak zorunda değilsiniz!


-Çıkarlar önce gelir; sonra dünya barışı…

2 yorum:

  1. parfümler hakkında da yazar mısın

    YanıtlaSil
  2. Oyunda özdeğer ve özgüven çok önemlidir ne kadar kendine yetiyorsan ve ne kadar az isanlara muhtaçsan o kadar çekim oluşturursun.Bu yüzden narşist kadınlara ilgi duyarız kendilerine yetebilmeleri bizi çileden çıkarır ve onları kendimize bağlamaya çalışırız ama olabilecek en kötü senaryoyla biz onların tutsağı oluruz bu yüzden kendinizden başkasını önemsemeyin önce siz sonra...

    YanıtlaSil