Kızları Tavlama, Baştan Çıkarma, Kadınları Etkileme ve Çapkın Erkeğin Yaşam Tarzını Anlatan Site
26 Ocak 2013 Cumartesi
Duygu Ucar Bag Kalir; Bag Kurma Teknikleri
Önceki bağ kurmayla alakalı yazımda bağ kurmanın önemini; gerekli önem verilmezse sonuçlarının ne denli trajik olacağını (bazılarımız için normal bile sayılır bu trajik sonuçlar, çoğumuz sık sık yaşıyoruz bu trajik sonuçları) anlatmıştım. Bu bölümde trajik sonuçları yaşamamak için ne yapmamız gerektiğini anlatacağım sizlere.
Kızlar sık sık güvenden bahsederler –ya da kimseye güvenememekten-. Güvenmek onlar için olmazsa olmaz bir şeydir; hiç değilse beyinlerinin mantık kısmıyla bunu düşünürler, duygusal kısımları ise bambaşka düşünüyor ama bu şu an için konumuzla alakasız…
Bir kız bana; benimle birlikte olması gerektiğini çünkü o kadar çok ortak noktamız vardı ki, eğer beni kaybederse belki de
ruh eşini kaybetmiş olacaktı. Tabii ki ben kızın ruh eşi falan değildim, tamamen saçmalık bu. Ben kimsenin ruh eşi olabileceğimi düşünmüyorum çünkü benim ruhuma denk bir kızla yaşamayı ben istemezdim öncelikle. Fakat ben kızların beni ruh eşleri gibi görmelerini sağlamayı seviyorum. Öyle düşünmeleri hoşuma gidiyor, onların da gidiyor. Hangi insan ruh eşini bulduğu için mutlu olmaz ki?
Bir kızın sizi ruh eşi olarak görmesi için kızla aranızda müthiş bir bağ kurulmalıdır. Bu müthiş bağın kurulması için de inanılmaz sayıda ortak noktanız olması gerekir. Tabii ki her kızla bir yığın ortak noktanızın olması imkânsızdır. Sizin göreviniz işte tam burada başlıyor. Siz yaratacaksınız o ortak noktaları: mantıklı olmasa dahi duygusal seviyede…
Bağ kurmak için gerekli bazı teknikler şunlardır:
1. Direk Bağ Kurmak:
Siz futbol seviyorsunuzdur kız da seviyordur; işte o zaman kızla aranızda direk bağ kurulur. Hiç dolaylı bir tekniğe gerek yok. Kızla aranızda geçen sohbet esnasında kızımız “ben klasik rock müziği çok severim” der siz de “Ah! Öyle mi ben de çok severim klasik rock’u, benim favori müzik tarzımdır bilhassa Led Zeppelin’e bayılırım” gibi bir şey söylerseniz kızla aranızda direk bağ kurulmuş olur. Kesin ve acısız bir yöntemdir bu.
Kızla direk bağ kurmak inanılmaz bir şeydir. Ancak direk bağ kurmak aynı zamanda tehlikelidir çünkü abartıldığı takdirde yalakalığa girer bu şey. Kız “ben bale yapmayı severim” dediğinde siz de sırf bağ kuracağım diye “ben de bayılırım baleye, boş zamanımda da oryantel yaparım” derseniz kız sizin samimi olmadığınızı fark eder ve daha önceden kurulmuş bağların da hepsi yıkılır. Güvensizlik en büyük bağ yıkıcıdır. Bağ kurmanın amacı zaten güven oluşturmaktır. Güvenilir davranmazsanız bağı da unutun.
2. Duygusal Seviyede Bağ Kurmak:
Kızın her sevdiği şeye “aa ben de bayılıyorum” ona derseniz eninde sonunda kız sizin karaktersiz bir insan olduğunuzu düşünecektir. Karakteri sağlam olan kişilerin kendilerine has ilgi alanları ve hoşlandığı şeyler olur ve kimse için bu şeylerden vazgeçmezler.
Bazen siz A derken kız B diyecektir. İşte burada kızla zıtlaşırsanız aranızdaki bağ da çözülmeye başlayacaktır. Bunu engellemenin yolu ise kızla duygusal seviyede bağ kurmaktır. Yani siz A’ya karşı C duygusunu hissediyorsunuz, kız da B’ye karşı C duygusunu hissediyorsa burada C duygusu ortaktır. Örnek vermek gerekirse:
Kız: Ben hip hop’a bayılırım.
Ben: Hip hop benim favori müzik tarzım değildir. Ancak sen hip hop dinlerken ne hissediyorsan aynısını ben de klasik müzik dinlerken hissediyorum. İkimiz de müziği seviyoruz.
Bakın bu örnekte kıza yalakalık yapmak için nefret ettiğimiz müzik tarzını benimsemedik. Karakterli bir insan olarak hip hop konusundaki olumsuz görüşümüzü kızı kışkırtmadan belirttik ve kızın o müzik dalına karşı beslediği duygunun aynısını başka tür müzikte hissettiğimizi belirttik. Yani duygular ortak burada. İki taraf da müziğe karşı tutkulu…
Bir başka örnek:
Kız: Ben kedileri sevmem ama köpekleri çok severim.
Ben: Köpekler iyidir ama ben de kedileri daha çok severim, ikimiz de hayvan severiz.
Burada da duyguları ortak ilgi alanı haline getirdik.
3. Araştırma Yöntemi:
En sağlam metot budur bağ kurmada. Kız hakkında araştırma yaparak bağ kuracak bir şeyler bulmaktır bu metot. Kızın kılık kıyafeti öncelikle ipucu kaynağıdır. Rock yıldızları gibi giyiniyorsa rock müzik seviyordur, hip hop tarzı giyiniyorsa hip hop seviyordur ve gece kulüplerine sık sık gidiyordur. Böyle bir kızla hip hop, gece klüpleri, alkol, dans konusunda ortak ilgi alanları yaratabilirsiniz.
Fularlı, numarasız gözlüklü bir kız ise entel takılıyordur; kitaplar hakkında ortak alanlar yaratabilirsiniz… Köpek gezdiriyorsa hayvanlar hakkında konuşursunuz, klas giyiniyorsa moda hakkında ortak noktalar bulursunuz…
Bu yöntemde en sağlam yol ise kızın Facebook’unu incelemektir. Facebook’taki beğeniler kısmına bir göz atın. Favori kitapları, müzikleri, dizileri, filmleri ve diğer beğenilerini inceleyin. Eğer ortak bir ilgi alanınızı orada keşfederseniz bunu kızla konuşacak malzeme olarak kullanın. Misal kızın favori müziklerinde Frank Sinatra vardır; bu sizin için inanılmaz bir malzemedir eğer siz de Sinatra’yı seviyorsanız. Kızla misal müzik hakkında konuşurken “benim en sevdiğim müzisyen Frank Sinatra’dır” dersiniz ve kız şaşkınlık içinde ruh eşini bulmanın sevinciyle “inanmıyorum benim ki de o!” der. Facebook’undaki beğeniler kısmında kabak çiçeği gibi Frank Sinatra’nın sırıttığını fark etmez bile… Kaderin sizi bir araya getirdiğini düşünür. Böylece küçüklükten bu yana kurguladığı masalın prensesi haline geldiğine inanmaya başlar. Bırakın mutlu olsun güzel kızımız…
4. Kızla Takım Olmak:
Kızın önem verdiği bir konuda kızın tarafında olursanız kızla takım haline gelmiş olursunuz. Bu yöntemin en güzel yanı; belki de kızla beraber karşınıza tüm dünyayı almak olacaktır. Ben birçok konuda kızların tarafını tutmayı severim. Özellikle erkeklerin zavallı özellikleri konusunda kızlarla tamamen hemfikir olurum. Onların kafalarındaki şeyleri ben dile getiririm genelde ve böylece onların kahramanı haline gelirim. Onlara destek veririm ve yalnız olmadıklarını gösteririm.
Erkeklerin zavallı özelliklerini göstermek artık benim için ezberden şiir okumaya benzedi. Her kızla bu konuyu mutlaka konuşurum ve beni diğer tüm erkeklerin dışında tutmalarını sağlarım. Size de örnek olması açısından bu konuşmanın bir kısmını buraya yazacağım; siz de toplumun yozlaşmış yönlerini düşünüp başka insanlara karşı bu tür konuşmalar yapın:
“Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki erkekler erkek olmaktan çıkıp zavallı kimliğine büründüler iyice. Siz kızlar, biz erkeklere güven olmadığını; hepimizin akıl ve fikirlerimizin uçkurda olduğunu belirtiyorsunuz ya, tamamen katılıyorum. Erkekliğe yakışmayan; şerefsizlik noktasına ulaşan şeyler yapıyoruz.
Orta yaşlarımı geçtikten sonra eğer ben de kahve önüne oturup; kahve önünden geçen kızların kıçlarını dikizleyeceksem ve onlar gözden kaybolasıya kadar gözlerimle onları takip edeceksem, o yaşa gelmeden ölmeyi tercih ederim.
Kızlar toplu taşıma araçlarını kullanmaktan korkar oldular o şerefsizler yüzünden. Kalabalığı ve sıkışıklığı fırsat bilip önündeki kıza sürtünen bir erkek hiç kusura bakmasın ama orospu çocuğunun alasıdır. Biraz daha karakterli bir insan olsa zaten ona gerek kalmayacak. Çaresiz, zavallı orospu çocukları…
Kızlar güzel parfüm sıktıklarında, toplu taşıma araçlarında kızların diplerine kadar yaklaşıp o kokuyu burunlarına çeken şerefsizler var. Bir de duyurarak yaparlar bunu. Tüm akciğerleriyle orkestra oluştururlar resmen. Çükleri de orkestranın şefi. Bunu yapmaktaki amacı kızı tahrik etmek mi yoksa o kokuyu cidden içlerine çekmek mi bilmiyorum ama dışarıdan bakınca orospu çocukluğu gibi duruyor bu yaptıkları. Çaresiz, zavallı orospu çocukları...
İş yerlerinde de kendisiyle sevişmediği için altında çalışan kadınları kovan müdürler var; duyuyorum bunları. Bunlar da kendilerini geliştirmiş, kültürlü orospu çocukları…
Bir kız bana izin vermezse asla onlara böyle şeyler yapmam. Her zaman dua ediyorum ki; eğer bir gün bunları yapacak kadar zavallı duruma düşersem, onurumla alınsın canım. Kadınlara da insan oldukları için saygı duyulmalıdır. Orospu çocukları yüzünden tüm erkekler yargılanıyorlar kızlar tarafından. Adımızı sapığa çıkarıyorlar. Siz kızlar bu erkeklerle beraber aynı dünyada yaşadığınız için erkeklere karşı ne kötülük yapsanız haklısınız…”
24 Ocak 2013 Perşembe
Mekana Alisma Laneti
Merhaba millet… Bu yazımda size dünyanın en ölümcül sırlarından birisini vermeyeceğim o yüzden beklentinizi düşük tutun. Sadece blog kullandığımın farkına vardım –bunun farkına varmam 2 yılımı aldı- ve bu yazıyı da blog’a yakışır bir şekilde kendi hayatımdan küçük bir parçayı sizinle paylaşarak süsleyeceğim…
İnsanlar yeni bir şey denedikleri zaman rahatsızlık hissederler çünkü onlar için yabancı bir şeydir bu. Daha önce denememişlerdir; bu yüzden de sonuçlarını kestiremezler. Sonucunu bilmedikleri şeyler için de huzursuz olurlar ve bilinmeyenden korkarlar. Buna biz rahatlık bölgesinin dışına çıkmak diyoruz. Bu rahatlık bölgesi bizim yapmakta alışkın olduğumuz şeylerdir. Yeni bir şey bulun; onu tekrarlayın ve artık sizin rahatlık bölgeniz olsun o şey. Ne olursa artık bu…
Yeni bir mekân deneyeceğimiz zaman o mekân bizim rahatlık bölgemizin dışındadır. O yere daha önce hiç gitmemişizdir; garsonları tanımayız, menüde ne var bilmeyiz, otururken bacaklarımızı uzatırsak laf ederler mi tahmin edemeyiz, nereye sıçacağımızı bile bilemeyiz. Bütün bunlar bizde gerginliğe yol açar; tabii ki şiddeti kişiden kişiye değişir. Bu gerilimi yaşamamak için de rahatlık bölgemize dâhil olan mekânları sık sık tercih ederiz.
Benim takılmayı sevdiğim mekânlar vardır. O kadar çok gitmişimdir ki oralara; artık evim gibi olmuşlardır. Tanıdığım her kızı da oralara götürürüm çünkü bunu yapmayı gerçekten seviyorum. Her kızı aynı yere götürüp, aynı yerde oturtup, onlarla aynı muhabbetleri yapmayı seviyorum. Her kız için değişik bir şey yapamam. Hepsine söylediğim şeyler hemen hemen benzerdir. Konuşurum, el falı bakarım, baktıktan sonra o eli bırakmam çünkü ellerinin yumuşaklığı hoşuma gitmiştir… Bunlar standart şeylerdir, yaparken düşünmem bile: “bunu yaptıktan sonra şu aşamaya geçeyim” diye. Kendiliğinden oluşur her şey…
Yine böyle bir günde farklı bir kızla aynı mekanda, aynı masada oturuyoruz. Sohbetteki aşamalar kendiliğinden gelişti ben bir şey yapmadan –otomatik viteste, manuel ile uğraşamam- ve kızın elini tutma aşamasındaydım. Kızla konuşurken bir saat boyunca elini bırakmadım. Kız bana “iki yıldır elimi hiçbir erkek tutmuyordu, ben kolay güvenmem erkeklere ama sana güvenmek için çabalayacağım” bla bla diyordu. Sonra artık ilahi takdir midir nedir, benim diğer konuştuğum kızlardan birisi mekâna geldi, bana baktı, kıza baktı, bana bir daha baktı, yüzüne “yazıklar olsun” gülümsemesi takındı ve hiçbir şey demeden arkamdaki masaya geçti arkadaşıyla beraber. Buraya kadar her şey güzeldi ama ben büyük bir hata yaptım. Ani heyecanın verdiği refleks ile diğer kızı görünce elimi kızın elinden çektim ve suratıma salak bir sıkıntı ifadesi taktım. Tabii ki kız her şeyi anladı. Toparlanmaya başladı ve “kalkalım” dedi ben de peşinden gittim. (Eğer yeni kız ve eski kız arasında kalırsanız daima yenisinin peşinden gidin çünkü yeni kızı ikna etmesi daha kolaydır. Eskisini unutun…) Dışarıda kıza sarıldım, elini tutmaya çalıştım, önüne geçtim, özür diledim ama fayda etmedi; kızın gözlerinden yaş gelmeye başlamıştı… Bana kızarmış gözleriyle bakıp “Kalbim temizmiş de daha sana güvenmeye başlamadan Allah nasıl birisi olduğunu gösterdi bana” dedi. Kız haklıydı, evine kadar bıraktım ve geri döndüm.
Kızla bir daha hiçbir şekilde konuşmadım çünkü elimden geleni yapmıştım. Sıra elimden gelenin meyvelerini beklemekteydi. İstediğim gibi de oldu; kız dört gün sonra bana “artık konuşmayacak mısın benimle, bu kadar mı düşman olduk?” diye mesaj attı…
Bir kızı sevdiğiniz mekânlara sık sık götürürseniz o da o mekâna alışmaya başlar. Onların rahatlık bölgesi haline gelir o mekân ve siz yokken de oraya gitmeye devam ederler. Benim düştüğüm hataya düşmeyin ve arada bir yakalanacağınızı düşünerek kızları değişik yerlere de götürün.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)