Kızları Tavlama, Baştan Çıkarma, Kadınları Etkileme ve Çapkın Erkeğin Yaşam Tarzını Anlatan Site
24 Ocak 2013 Perşembe
Mekana Alisma Laneti
Merhaba millet… Bu yazımda size dünyanın en ölümcül sırlarından birisini vermeyeceğim o yüzden beklentinizi düşük tutun. Sadece blog kullandığımın farkına vardım –bunun farkına varmam 2 yılımı aldı- ve bu yazıyı da blog’a yakışır bir şekilde kendi hayatımdan küçük bir parçayı sizinle paylaşarak süsleyeceğim…
İnsanlar yeni bir şey denedikleri zaman rahatsızlık hissederler çünkü onlar için yabancı bir şeydir bu. Daha önce denememişlerdir; bu yüzden de sonuçlarını kestiremezler. Sonucunu bilmedikleri şeyler için de huzursuz olurlar ve bilinmeyenden korkarlar. Buna biz rahatlık bölgesinin dışına çıkmak diyoruz. Bu rahatlık bölgesi bizim yapmakta alışkın olduğumuz şeylerdir. Yeni bir şey bulun; onu tekrarlayın ve artık sizin rahatlık bölgeniz olsun o şey. Ne olursa artık bu…
Yeni bir mekân deneyeceğimiz zaman o mekân bizim rahatlık bölgemizin dışındadır. O yere daha önce hiç gitmemişizdir; garsonları tanımayız, menüde ne var bilmeyiz, otururken bacaklarımızı uzatırsak laf ederler mi tahmin edemeyiz, nereye sıçacağımızı bile bilemeyiz. Bütün bunlar bizde gerginliğe yol açar; tabii ki şiddeti kişiden kişiye değişir. Bu gerilimi yaşamamak için de rahatlık bölgemize dâhil olan mekânları sık sık tercih ederiz.
Benim takılmayı sevdiğim mekânlar vardır. O kadar çok gitmişimdir ki oralara; artık evim gibi olmuşlardır. Tanıdığım her kızı da oralara götürürüm çünkü bunu yapmayı gerçekten seviyorum. Her kızı aynı yere götürüp, aynı yerde oturtup, onlarla aynı muhabbetleri yapmayı seviyorum. Her kız için değişik bir şey yapamam. Hepsine söylediğim şeyler hemen hemen benzerdir. Konuşurum, el falı bakarım, baktıktan sonra o eli bırakmam çünkü ellerinin yumuşaklığı hoşuma gitmiştir… Bunlar standart şeylerdir, yaparken düşünmem bile: “bunu yaptıktan sonra şu aşamaya geçeyim” diye. Kendiliğinden oluşur her şey…
Yine böyle bir günde farklı bir kızla aynı mekanda, aynı masada oturuyoruz. Sohbetteki aşamalar kendiliğinden gelişti ben bir şey yapmadan –otomatik viteste, manuel ile uğraşamam- ve kızın elini tutma aşamasındaydım. Kızla konuşurken bir saat boyunca elini bırakmadım. Kız bana “iki yıldır elimi hiçbir erkek tutmuyordu, ben kolay güvenmem erkeklere ama sana güvenmek için çabalayacağım” bla bla diyordu. Sonra artık ilahi takdir midir nedir, benim diğer konuştuğum kızlardan birisi mekâna geldi, bana baktı, kıza baktı, bana bir daha baktı, yüzüne “yazıklar olsun” gülümsemesi takındı ve hiçbir şey demeden arkamdaki masaya geçti arkadaşıyla beraber. Buraya kadar her şey güzeldi ama ben büyük bir hata yaptım. Ani heyecanın verdiği refleks ile diğer kızı görünce elimi kızın elinden çektim ve suratıma salak bir sıkıntı ifadesi taktım. Tabii ki kız her şeyi anladı. Toparlanmaya başladı ve “kalkalım” dedi ben de peşinden gittim. (Eğer yeni kız ve eski kız arasında kalırsanız daima yenisinin peşinden gidin çünkü yeni kızı ikna etmesi daha kolaydır. Eskisini unutun…) Dışarıda kıza sarıldım, elini tutmaya çalıştım, önüne geçtim, özür diledim ama fayda etmedi; kızın gözlerinden yaş gelmeye başlamıştı… Bana kızarmış gözleriyle bakıp “Kalbim temizmiş de daha sana güvenmeye başlamadan Allah nasıl birisi olduğunu gösterdi bana” dedi. Kız haklıydı, evine kadar bıraktım ve geri döndüm.
Kızla bir daha hiçbir şekilde konuşmadım çünkü elimden geleni yapmıştım. Sıra elimden gelenin meyvelerini beklemekteydi. İstediğim gibi de oldu; kız dört gün sonra bana “artık konuşmayacak mısın benimle, bu kadar mı düşman olduk?” diye mesaj attı…
Bir kızı sevdiğiniz mekânlara sık sık götürürseniz o da o mekâna alışmaya başlar. Onların rahatlık bölgesi haline gelir o mekân ve siz yokken de oraya gitmeye devam ederler. Benim düştüğüm hataya düşmeyin ve arada bir yakalanacağınızı düşünerek kızları değişik yerlere de götürün.
Etiketler:
aldatırken yakalanmak,
aldatma,
aldatmak,
bar,
cafe,
comfort zone,
mekan,
rahatlık bölgesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder