Selam dostlarım, beni özlediğinizi biliyorum o yüzden sizi daha fazla
sabırsızlandırmamak için direk konuya gireceğim.
Bildiğiniz gibi hayat inişli çıkışlıdır. Her zaman eşref saatinde
olmayabiliyoruz. Tıpkı borsa gibi. İner çıkar sabit devam eder vesaire
vesaire...
Ruh halimiz ve buna bağlı olarak oyunumuz da bu şekilde ilerler. Peki
çıkışlar güzel, ama inişlerden nasıl en az hasarla kurtulacağız? Malum her zaman
kazanamayız, bazen keriz silkeleme denilen oyuna maruz kalabiliriz :)
Geçmişime bakıyorum da neler gördüm: Uzun zaman tavlamak için çabaladıktan
sonra kızın bana "ben sevgili buldum" demesi bunlardan birisi. Acıtır, evet ama
önemli olan oturup bağıra çağıra ağlamak, intikam planları yapmak değildir.
Bunlar ezikler içindir. Önemli olan, en kısa sürede toparlanabilmektir. Bu da
tek bir şeyle olur; o da sağlam bir motivasyondur.
Şimdi hepinizden istediğim bir şey var. Beş dakika gözlerinizi kapatın ve
kendinizi kadınların arasında görün. Bir klüptesiniz ve etrafınız seksi
kadınlarla sarılı. Hepsi seni istiyor. Seni içlerinde hissetmek istiyorlar
;)
Sen bir kadına yaklaştığın zaman senin için tezahürat yapan amigo kızlar
grubun var. Çok seksiler ve senin için bağırıyorlar. "Eveet ahmet ( ya da
mehmet..) başarabilirsin, al o kızı, sen bizim kahramanımızsın, senden çocuğumuz
olsun istiyoruz wooooo" diye coşkuyla senin için orada bağırdıklarını hayal
et.
iyi hissettiyseniz şimdi de bu enerjiyle daha gerçekçi bir hayal kurun
:) Yaşamak istediğiniz hayatı düşünün. Nasıl bir işte çalışmak istiyorsunuz,
kadınlarla aranız nasıl, evlimisiniz, bekar mı yoksa 10 kadını birden mi idare
ediyorsunuz.. Her milletten kadınla yatmak gibi bir düşünceniz mi var?
Bunları gerçekleştirdiğinizi ve bunları yaşadığınızı hayal edin. Kendinize
bakın, nasıl davranıyorsunuz? Ne hissediyorsunuz? Nasıl konuşuyorsunuz?
Şimdi bunları toparlayın ve bir kağıda yazın. Mümkünse sabah ve akşam bu
yazdıklarınızı okuyun. Ayrıca sıkıntıya girdiğinizde, canınız yandığında bu
kağıdı okuyun...
İkinci bir yapmanızı istediğim şey ise, hayalinizi resimleştirin. İster
bilgisayarda isterse duvarınızda hiç farketmez. Yeterki gerçek amacınızı
unutmanızı önlesin. Kendi resminizin yanına bir sürü manken resmi
yapıştırabilirsiniz, istediğiniz işleri bir sürü para vs vs..
Bunu da yaptıktan sonra amacınızı size hatırlatacak düzenekleri halletmiş
oluyorsunuz. Ne olursa olsuni amacınızdan sapmayın. Ona odaklanın, onu yaşayın.
Bir kadınla konuşmaya gitmeden önce "ne diyecem kıza" diye düşünmek yerine,
durup amacınızı hatırlayın. O size yol gösterecektir.
Bir de bazen yöntemler işe yaramayacaktır. Her kadını etkilemek diye bir şey
yoktur. Belki tavlamaya çalıştığınız ilk 100 kız bile sizi tersleyecektir.
Olsun, Edison ampulu bulmadan önce binlerce yanlış yolu denedi. Siz de deneyin,
ne kaybedeceksiniz? Kimse sizi hapse atmayacak, öldürmeyecek, dövmeyecek
(tecavüze yeltenmezseniz).
Güçlü bir amacınız olsun ve bu amacı başarmak için coşkulu olun. Cesur yürek
filmini izlemişinizdir. William Wallace bağırsakları çıkarılırken bile coşkuyla
"özgürlüüüük" diye bağırıyor. (O film ama demeyin, gerçek bir hikayedir william
wallace)
Peki William bağırsakları dışarıdayken bile halen cesurca bağırabiliyor
da; siz tek parçayken neden küçük bir kızı kafaya takıyorsunuz. Aklınızı
başınıza toplayın. Onlar küçük, zayıf ve güçsüzler. Bize ihtiyaçları var.
Korunmak istiyorlar. Onlara sahip çıkmamızı istiyorlar. Ozaman gidin ve onlara
kol kanat gerin. Onlardan korkmayın ve sizi üzmelerine asla ama asla izin
vermeyin.
Okuyan ve sitemi takip eden arkadaşlara teşekkür ediyorum. Arada bir yorum
yazarsanız, beğenirseniz ve bana mail atarsanız çok sevinirim. Kendi kendime
konuşmadığımı bileyim :)
Keyifli ve ateşli bir yaz geçirmeniz dileğiyle...
Kesinlikle önemli bir konu.Bazen aşırı motivasyon kaybı yaşayabiliyorum.Dediklerini yapacağım.Teşekkürler :)
YanıtlaSilne kaybettiysem o inişlerde kaybettim zaten :) güzel yazı hocam tşk'ler
YanıtlaSil"senden çocuğumuz olsun istoyuruz wooo!!" epeydir bu kadar gülmemiştim :D
YanıtlaSilfelseyle ilgilenen ust duzey insanlara bakinca, örneğin jean paul sartre nin akil çağinin başini düşünelim, albert camusun yabancisinda annesinin öldüğü gün kiz arkadaşiyla sevişen karaktere bakalim binananeleyh düşürler hep kadınları hayati anlamada bir basamak olarak görmüşlerdir bir kadına takilmayın derim .
YanıtlaSilAdamın dibisin...
YanıtlaSilhala faal misin
YanıtlaSil