24 Ocak 2016 Pazar

Sahada Rahatlığın Önemi 1



Saha nedir? Saha; İnsanların bilinmeyen şartlarda, bilinmeyen ortamlarda, bilinmeyen kişilerle belli bir amacı gerçekleştirmek için çıktığı rahatlık bölgesinin dışıdır. Bu benim lügatımdaki tanımıdır sahanın. Belli bir bilgi birikimi ve kişisel pratikten sonra yeteneğimizi konuşturmamız gereken yerdir. Evde oturup kitap okumak, meditasyon yapmak ya da ayna karşısında açılışa çalışmak kum torbasıysa, sahaya çıkmak ringdir. Rahatlık bölgenizde sakatlanmazsınız ancak dışarısı öyle değildir. Ne olacağını asla kestiremezsiniz.

Saha sadece oyun jargonunda olan bir şey değildir. İş hayatında da bir çok sektörde saha çalışması vardır. Pazarlamasından tut siyasi çalışmalara kadar. Saha halka inmektir. İnsanlarla birebir itibat kurmaktır. Bilinmeyenin içine balıklama atlamaktır.

Trafik kazasını düşünün. Beklenmedik durumda ortaya çıkan bir gelişmedir. Ve trafik kazasında en fazla hasar alan kişi daima en fazla korkan ve gerilen kişidir. Kendinizi ne kadar çok kasarsanız o kadar hasar alırsınız. En az hasar alan kişi de rahat kişidir. İşi olacağına bırakan kişidir.

Sahada her şey yaşanabilir. Orada her şey gerçektir. İnsanların hiç olmadıkları gibi davrandıkları tek yerdir. Yapaylığın en yoğun olduğu bölgedir. Genelde iki tip tepki görürsünüz sahada. Birisi çok olumsuz, diğeri çok olumlu. Biri gereğinden fazla kaba, diğeri gereğinden fazla kibar.

Kabalar:

Bu kesim en kötüsüdür. Sizi sahadan soğuturlar. Çünkü insanların yarısından fazlası kaba olma eğilimindedirler. Bunun sebebi size ve kendilerine güvenmemeleridir. Size güvenmezler çünkü geçmişlerinde olumsuz deneyimler yaşamışlardır. Onunla konuşmak için yaklaşan herkes ya ondan para istemiştir, ya bir şeyler satmaya çalışmışlardır, ya dalga geçmişlerdir, ya onu kullanmaya çalışmışlardır... Geçmişindeki deneyimlerinden yola çıkarak tümden gelim yapar ve sizin de kötü birisi olduğunuzu düşünür. Böylece iletişimi kesmenin en kısa yolunu ararlar. Bunun yolu da kaba davranmaktır.

Başkalarına güvenmemenin altında da başka bir sebep yatar. O da kişinin kendisine güvenmemesidir. Olumsuz durumları atlatamadığı için karşıdaki kişiye güvenmez insan. Ancak atlatamadığı için, zaten kendisine de güvenemez. Olumsuz durumları yetenekleri ve becerileri yardımıyla atlatmış olsaydı zaten kendine olan güveni de olurdu. Bu yüzden yeni bir meydan okumayla karşılaştığında bu onu ürkütmezdi. Zaten her türlü olumsuz durumla başedeceğini bildiği için rahat davranırdı. Kendisini kasmazdı. 

Kabalığın altındaki yatan ana sebebi öğrendiğimize göre kaba karşılıkları hafife almayı bilmeliyiz. O kişinin sizinle alakalı bir sorunu yok. Çünkü sizi tanımıyor ne tür bir sorunu olabilir. Ben yeni tanışıp 10 dakika konuştuğum insanları 1 ay sonra yolda görsem tanımıyorum. Kendisini tanıtırsa “kusura bakma dalgındım, şimdi çıkarttım” diyorum. Bu kadar kısa sürede kişinin suratını aklımızda bile tutmuyorsak, o kişiyle ne tür bir sorunumuz olabilir?

Sahada olumsuz durumla karşılaştığımızda bunu kişisel algılamak yerine karşımızdaki kişinin bir problemi olduğunu düşünürsek daha kolay atlatabiliriz. Bazıları olumsuzluklarla tekrar tekrar karşılaşınca sahaya çıkmaktan vazgeçiyor. “bu insanlarla uğraşamam ben” diyorlar. Ancak o insanlardan nereye kadar kaçacaksın? O insanlarla aynı yerde yaşayıp, hergün karşılaşıp, aynı yerden alışveriş yapıp, aynı toplu taşıma aracına biniyorsun. Onlardan kaçmak çözüm mü?

Kaba insanlarla muhattap olmak çok zordur. Eğer tecrübesizseniz gerçekten gerilirsiniz. Ancak bir kere onun ruhuna hitap ederseniz bir daha her şey çözülür. Ben üniversitedeyken bir kız vardı dersin birinde ve çok güzeldi. Ancak hep asık suratlıydı ve yanına kimseyi yaklaştırmıyordu. O yüzden kızın oturduğu ön arka yan sıraları bomboştu. Ben gittim yanına oturdum. Esprili bir şekilde diyalog kurdum, ayrıntılı yazmayacağım buradan. O da başta biraz iğneleyici konuşsa da sonra açıldı. Ve ona “sen aslında içten içe melek gibi bir insansın. Ancak dış dünyaya güvenemediğin için çok yoğun koruma kalkanların var çevrende, kimseyi içeri almıyorsun” demiştim. Ve bu onun ilgisini çekmişti, kendisi hakkında biraz daha bahsetmemi istedi (kızlar kendileri hakkında konuşulmasına bayılır).

Devamı bir dahaki yazıya...

3 yorum:

  1. Klişe olucak ama yazdığın yazılar güzel cidden. Güven veren bi üslup gerçekten.Farkındalıkla yaşayanların gerçekten yarar göreceği cinsten. Kitaplarını okumak daha bi hoş olabilir. Kitaplar ücretli mi ?

    YanıtlaSil
  2. Bastan sona okudum mukemmel

    YanıtlaSil
  3. Yazıların çok guzel
    Sahada cesaret ve rahatlık gerekli ama yeterli değil
    Ne yapılacağını nasıl yapılacağınıda bilmek gerekiyor
    Yoksa sahada cesur rahat ama hiçbirşey bilmedikten sonra cesur ve rahat olmak tekbaşına birşey ifade etmiyor.

    YanıtlaSil