Saha nedir? Saha; İnsanların bilinmeyen şartlarda,
bilinmeyen ortamlarda, bilinmeyen kişilerle belli bir amacı gerçekleştirmek
için çıktığı rahatlık bölgesinin dışıdır. Bu benim lügatımdaki tanımıdır
sahanın. Belli bir bilgi birikimi ve kişisel pratikten sonra yeteneğimizi
konuşturmamız gereken yerdir. Evde oturup kitap okumak, meditasyon yapmak ya da
ayna karşısında açılışa çalışmak kum torbasıysa, sahaya çıkmak ringdir. Rahatlık
bölgenizde sakatlanmazsınız ancak dışarısı öyle değildir. Ne olacağını asla
kestiremezsiniz.
Saha sadece oyun jargonunda olan bir şey değildir. İş
hayatında da bir çok sektörde saha çalışması vardır. Pazarlamasından tut siyasi
çalışmalara kadar. Saha halka inmektir. İnsanlarla birebir itibat kurmaktır.
Bilinmeyenin içine balıklama atlamaktır.
Trafik kazasını düşünün. Beklenmedik durumda ortaya çıkan
bir gelişmedir. Ve trafik kazasında en fazla hasar alan kişi daima en fazla
korkan ve gerilen kişidir. Kendinizi ne kadar çok kasarsanız o kadar hasar
alırsınız. En az hasar alan kişi de rahat kişidir. İşi olacağına bırakan
kişidir.
Sahada her şey yaşanabilir. Orada her şey gerçektir.
İnsanların hiç olmadıkları gibi davrandıkları tek yerdir. Yapaylığın en yoğun
olduğu bölgedir. Genelde iki tip tepki görürsünüz sahada. Birisi çok olumsuz,
diğeri çok olumlu. Biri gereğinden fazla kaba, diğeri gereğinden fazla kibar.
Kabalar:
Bu kesim en kötüsüdür. Sizi sahadan soğuturlar. Çünkü
insanların yarısından fazlası kaba olma eğilimindedirler. Bunun sebebi size ve
kendilerine güvenmemeleridir. Size güvenmezler çünkü geçmişlerinde olumsuz
deneyimler yaşamışlardır. Onunla konuşmak için yaklaşan herkes ya ondan para
istemiştir, ya bir şeyler satmaya çalışmışlardır, ya dalga geçmişlerdir, ya onu
kullanmaya çalışmışlardır... Geçmişindeki deneyimlerinden yola çıkarak tümden
gelim yapar ve sizin de kötü birisi olduğunuzu düşünür. Böylece iletişimi
kesmenin en kısa yolunu ararlar. Bunun yolu da kaba davranmaktır.
Başkalarına güvenmemenin altında da başka bir sebep yatar. O
da kişinin kendisine güvenmemesidir. Olumsuz durumları atlatamadığı için
karşıdaki kişiye güvenmez insan. Ancak atlatamadığı için, zaten kendisine de
güvenemez. Olumsuz durumları yetenekleri ve becerileri yardımıyla atlatmış
olsaydı zaten kendine olan güveni de olurdu. Bu yüzden yeni bir meydan okumayla
karşılaştığında bu onu ürkütmezdi. Zaten her türlü olumsuz durumla başedeceğini
bildiği için rahat davranırdı. Kendisini kasmazdı.
Kabalığın altındaki yatan ana sebebi öğrendiğimize göre kaba
karşılıkları hafife almayı bilmeliyiz. O kişinin sizinle alakalı bir sorunu
yok. Çünkü sizi tanımıyor ne tür bir sorunu olabilir. Ben yeni tanışıp 10
dakika konuştuğum insanları 1 ay sonra yolda görsem tanımıyorum. Kendisini
tanıtırsa “kusura bakma dalgındım, şimdi çıkarttım” diyorum. Bu kadar kısa
sürede kişinin suratını aklımızda bile tutmuyorsak, o kişiyle ne tür bir
sorunumuz olabilir?
Sahada olumsuz durumla karşılaştığımızda bunu kişisel
algılamak yerine karşımızdaki kişinin bir problemi olduğunu düşünürsek daha
kolay atlatabiliriz. Bazıları olumsuzluklarla tekrar tekrar karşılaşınca sahaya
çıkmaktan vazgeçiyor. “bu insanlarla uğraşamam ben” diyorlar. Ancak o
insanlardan nereye kadar kaçacaksın? O insanlarla aynı yerde yaşayıp, hergün
karşılaşıp, aynı yerden alışveriş yapıp, aynı toplu taşıma aracına biniyorsun.
Onlardan kaçmak çözüm mü?
Kaba insanlarla muhattap olmak çok zordur. Eğer
tecrübesizseniz gerçekten gerilirsiniz. Ancak bir kere onun ruhuna hitap
ederseniz bir daha her şey çözülür. Ben üniversitedeyken bir kız vardı dersin
birinde ve çok güzeldi. Ancak hep asık suratlıydı ve yanına kimseyi
yaklaştırmıyordu. O yüzden kızın oturduğu ön arka yan sıraları bomboştu. Ben
gittim yanına oturdum. Esprili bir şekilde diyalog kurdum, ayrıntılı
yazmayacağım buradan. O da başta biraz iğneleyici konuşsa da sonra açıldı. Ve ona
“sen aslında içten içe melek gibi bir insansın. Ancak dış dünyaya güvenemediğin
için çok yoğun koruma kalkanların var çevrende, kimseyi içeri almıyorsun”
demiştim. Ve bu onun ilgisini çekmişti, kendisi hakkında biraz daha bahsetmemi
istedi (kızlar kendileri hakkında konuşulmasına bayılır).
Devamı bir dahaki yazıya...
Klişe olucak ama yazdığın yazılar güzel cidden. Güven veren bi üslup gerçekten.Farkındalıkla yaşayanların gerçekten yarar göreceği cinsten. Kitaplarını okumak daha bi hoş olabilir. Kitaplar ücretli mi ?
YanıtlaSilBastan sona okudum mukemmel
YanıtlaSilYazıların çok guzel
YanıtlaSilSahada cesaret ve rahatlık gerekli ama yeterli değil
Ne yapılacağını nasıl yapılacağınıda bilmek gerekiyor
Yoksa sahada cesur rahat ama hiçbirşey bilmedikten sonra cesur ve rahat olmak tekbaşına birşey ifade etmiyor.